Ankara'nın Parkları

Güneş gülen yüzünü gösterdi, şimdi doğanın yeşilin, baharın tadını çıkarma zamanı... Sizlerle Ankara'nın parklarını paylaşıyoruz. Çocuklarınızla, çocuk olmanız dileğimizle.

Bahar geldi… Bakın Sait Faik, ‘Bir İlkbahar Hikâyesi’nin başlangıcını ne güzel anlatmış;  “İlkbahar bir bayram, bir uyanış, bir mucize, bir çılgınlık, olamayacak gibi duran bir şeyin oluşu, ilkbahar şu, ilkbahar bu… Kuş, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum, su sesi, hindiba, çingene, kuzu… Klasik ilkbaharların içinde hepsi, hatta sülüğün bile yeri vardır. Unuttuklarım da çoktur, en mühimi nisan, mayıs güneşi."

Orhan Veli, Baharın İlk Sabahları şiirinde, bu sihirli mevsimin taşıdığı mutluluğu, ümidi enerjiyi “Tüyden hafif olurum böyle sabahlar,” diye anlatır. İçimizdeki coşku ve heyecanla kendimizi açık havaya atmanın, güneşin ışıltısıyla ruhlarımızı aydınlatmanın tam zamanı şimdi!

Doğanın mucizelerini keşfetmek için ağaçlar, çiçekler, mis gibi kokular, parklar bizi bekler. Biz de sizlerle Ankara’da çoluk çocuk rahatlıkla gidip, baharın coşkusunun yaşayacağınız parkları sizler için derledik. Tadını çıkarmanız, çocuklarınızla çocuk olmanız dileğimizle…

KUĞULU PARK

Ankara’nın kent ikonlarından olan Kuğulu Park’ın adı; Kurulduğu yıllarda, Viyana Belediyesi tarafından hediye edilen nadide kuğulardan alır. Kavaklıdere’de yer alan park, 1973–1977 yılları arasında Ankara Belediye Başkanlığını yürüten Vedat Dalokay zamanında yapılan özel bir yenilenme çalışmasından sonra popüler olmuş.

Günümüzde park; kuğulara, kazlara, ördeklera, tavuklara ve oldukça kalabalık olan güvercinleriyle birlikte pek çok kuş türüne ev sahipliği yapıyor.

Ankara’nın en canlı caddelerinden olan Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde olan park; misafirlerine yemyeşil ağaçların gölgesi altında eşsiz bir huzur sunuyor. Kavaklar, leylaklar ve erguvanların coşkusuna, suyun dinlendirici sesi ve kuşların cıvıltısı da eklenince kendinizi adeta şehrin ortasında bir vahada hissediyorsunuz.

Çocukların, doğanın ve temiz havanın tadını çıkardığı park, onların hayvanlarla olan etkileşimi için de ilham verici bir atmosfer sunuyor. Kendinize bir çay çocuğunuza bir simit ısmarlamayı sakın unutmayın. Ha bir de onlara kuşları beslemek gibi eşsiz bir demeyim armağan etmeyi ihmal etmeyin.

Her yaştan ziyaretçisiyle eşsiz güzelliklerini paylaşan Kuğulu Park’ın Atatürk Bulvarı’yla kesiştiği yerde Muzaffer Ertoran’ın yaptığı paslanmaz çelikten bir heykel vardır. Yeni parkın oluştuğu günlerde hayatını kaybeden Ertoran’ın eşi "Ayakta Öpüşenler" heykelini bağışlar. Parkın girişinde, 2006'da dikilen, Ümit Öztürk'in eseri, Tunalı Hilmi'nin heykeli bulunur.

BOTANİK PARKI

Çankaya semtinde bulunan ve Atakule’nin hemen yanı başında enfes bir tablo gibi duran Botanik Parkı, Atakule girişindeki uzun eşek oynayan çocuklar heykeliyle misafirlerini adeta oyuna çağırıyor. İlkbaharda yeşilin en eşsiz tonlarını keşfedeceğiniz, şehrin ortasında kuş seslerini nasıl bu kadar net duyabildiğinize şaşıracağınız bir oyuna...

Ağaçların parkın tam ortasında duran gölete düşen yansıması, suyun dinlendirici sesiyle birleşince Ankara’nın romantik yüzü gülümsüyor.

Çocuk parkında minik misafirlerine tertemiz havada oyunlar oynama imkanı sunan park, biraz soluklanmak, doğayı dinlemek, tabiatın nüanslarını keşfetmek isteyenleri banklarında ağırlıyor.

Parkta bulunan "Barış Çanı"nın ise çok dokunaklı bir hikayesi var.  Atom bombası kurbanlarını anma etkinlikleri, her yıl 6 Ağustos'ta saat 08:15'te tüm dünyada aynı anda barış çanının çalmasıyla başlar. Türkiye'deki anma etkinliklerinde parktaki Barış Çanı çalınmaktadır. Barış Çanı, Türkiye'den Japonya'ya gönderilen bozuk paralardan yapılmış. Yeterli miktardaki bozuk paranın Japonya'da eritilip özel bir kalıba dökülerek imal edilen çan, daha sonra gemi ile Türkiye'ye gönderilmiş ve Botanik Parkı'ndaki yerini almış.

Bir hafta sonu çocuğunuzla Botanik Parkı’na kaçın. Çocuğunuz, çocukluğunun hakkını özgürce versin, koşsun, oynasın… Parktaki tiftik keçileri heykellerini gösterin. Sonra barışı, barışın güzelliğini konuşun onunla. Park, sizlere bir çocukla paylaşılacak dopdolu anlar vaad ediyor. 

SEĞMENLER PARKI

1983’te açılan Seğmenler Parkı, Çankaya Köşkü’nün hemen altında, İran ve Atatürk bulvarları arasında kalan 67 bin m²’lik arazide kuruludur. Adını aldığı Seğmenler’i sembolize eden bir heykelin bulunduğu parkı popüler hale getiren bir diğer unsur ise kurulduğu günden bu yana kültürel etkinliklerin düzenlendiği amfi tiyatrosu olmuş. Havuzların ve oyun alanlarının bulunduğu yeşil alandaki bu tiyatro, günümüzde de zaman zaman konser etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Daha çok üniversite öğrencilerinin ve küçük çocuklu ailelerin hafta sonu vakit geçirmek için gittiği park, başkentin en büyük ve en çok ziyaretçi alan parklarından biri. Ankara'nın Central Park'ı diyebileceğimiz Seğmenler Parkı'na giderken piknik sepetinizi yanınıza almayı unutmayın.

 

 

Önceki

Otizm Vakfı'nın İlham Verici Hikayesi

Sonraki

Emziren Annelere Beslenme Önerileri