Hayatın Provası: Yaratıcı Drama

Yaratıcı Drama Eğitmeni Koray Budak ile yaratıcı dramayı ve yaratıcı dramanın çocuk gelişimi üzerindeki mucizevi etkilerini konuştuk.

Halk arasında “drama” denilince, aklımıza acıklı şeyler geliyor. Drama nedir?

Benim çok sevdiğim bir tanım var: “Drama, hayatın provasıdır.” Drama; aslında hayatta belki daha önce hiç tecrübe etmediğimiz durumları canlandırarak deneyimlememizi sağlıyor. Çocuk yaştaki, deneyimleri fazla olmayan katılımcılar için dramanın bu özelliği çok önemli. Drama da tıpkı oyunlar gibi çocukları hayata hazırlıyor. Ancak çocuk dramada; planlı ve tasarlanmış bir akışla ve deneyimli bir drama lideri eşliğinde hayatı prova edebiliyor.

En basit tanımıyla yaratıcılık nedir?

Yaratıcılık denilince akla yeni bir şey ortaya çıkarmak geliyor. Ancak yaratıcı dramadan bahsederken “yaratıcılık” kavramının tanımını çok iyi yapmak gerekiyor. Yaratıcılık; var olan olgu, düşünce ya da objeler arasında daha önce kurulmamış bağlantıları kurarak ortaya yeni bir şey koymak, yeni bir ürün çıkarmaktır. Biz yaratıcı dramada bu bağlantılar sonucu ortaya çıkan düşünceyi, diğer katılımcılar ile paylaşıyoruz. Yaratıcılık kişinin kendi özgün sınırlarını keşfetmesinin yanı sıra grup çalışmaları için de çok önemli. Yaratıcılıkla ortaya çıkan yeni bir düşünce grup üyeleri için yeni yollar, kapılar açabilir. Bakış açılarının geliştirilmesine de olanak sunabilir.

Drama, çocuktaki yaratıcığı nasıl ortaya çıkarıyor?

Bu soruya cevap vermek için öncelikle yaratıcı drama sürecine değinmek istiyorum. Dramada bir yapılandırma vardır. Drama süreçleri ısınma, canlandırma, değerlendirme bölümlerinden oluşan 3 aşamada ilerliyor.  Hazırlık /ısınma çalışmasında sürece zihinsel hazırlık yapıyoruz. Bu bazen fiziksel hazırlık da oluyor. Bazen de her ikisini de yapıyoruz. Burada genelde oyunlardan yararlanıyoruz. 2. aşama olan canlandırma, bizim asıl kazanıma ulaşmak istediğimiz yer. Bu önceden yapılandırılmış olabilir, spontan olabilir. O gün hangi kazanıma ulaşmak istiyorsak dramatik durumdan, rol kartlarından, bazen olan bir metinden, hikayeden, romandan yararlanarak doğaçlama gibi tekniklerle canlandırma yapıyoruz. Son olarak değerlendirme aşaması var, burada da katılımcılarla beraber kazanımlarımıza ulaşabildik mi bir değerlendirme yapıyoruz.

Yaratıcı drama; canlandırma aşamasında gerilimden ve çatışmalardan yola çıkarak yeni bir fikir ortaya konmasına imkan veriyor. Oyunlar/etkinlikler içerisinde tam çözümsüzlük dediğimiz anda bir çözüm üretilmesi özellikleri ile çocuklardaki yaratıcılığın ortaya çıkmasına olanak veriyor.

Peki, yaratıcı drama ne değildir?

Yaratıcı drama oyunu içinde barındırır ama sadece bir oyun değildir. İkincisi yaratıcı drama tiyatro değildir. Bileşenleri açısından tiyatro ile arasında çok büyük farklar vardır. En basitinden dramada asla seyirci yoktur. Çünkü seyirci bizim istediğimiz özgürlükçü ortamı bozabilir. Atölyede her kim varsa hepsi katılımcıdır ve sürece katılır. Üçüncüsü dramatizasyon değildir, yazılı bir metne bire bir bağlı değildir.

Drama sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir çalışmadır. Süreç içinde çocuklara, katılımcılara ne katar buna odaklanır. Drama, kavram olarak maalesef yanlış anlatılıyor ve anlaşılıyor. Dramanın özellikle tiyatro gibi gösterildiğini, kolejlerin dramayı bir PR aracı olarak kullandıklarını gözlemliyoruz. Yaratıcı drama, kolejlerin yıl sonu gösterileri için yürütülen tiyatro çalışmaları değildir. Süreç içerisinde çocuğa kişisel ve sosyal anlamda ne katar, ona odaklanır. Ezberden ziyade doğaçlama, spontanlık vardık. Yazılı bir metin yoktur. Tiyatrodan da böyle ayrılır. Biz drama eğitmenlieri, okul öncesinde gösteriye çok karşıyız. Çocukların ezberi unutması; topluluk önüne çıkma korkusu gibi derin problemler yaratabilir.

Çocuk gelişiminde dramanın faydaları nedir?

Oyun, çocuk için çok önemli ama maalesef artık çocuklar eskisi gibi sokakta oyunlar oynayamıyor. Oyunlar aslında çocuklara hayatı öğretiyor. Çocuklar bu süreçten uzak kalınca drama bir anlamda bu alandaki boşluğu da dolduruyor. Fakat dramayı sadece oyun olarak düşünmeyelim, drama başlı basına bir disiplin, bir yöntem. Çocuklar yaparak yaşayarak öğrendiğinde, daha kalıcı öğrenmeler gerçekleşiyor. Bu da çocuk gelişimde dramanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yaratıcı dramanın hedeflediği sosyal ve kişisel gelişim kazanımları var. Kişisel gelişim onlara; topluluk karşısında konuşma, kendini ifade edebilme, demokratik tutum kazanma, hayır diyebilme yetisi gibi artılar kazandırıyor. Grup çalışmalarıyla sosyalleşiyorlar, çocuklar baskın ve çekingen tavırlarını dengeleyebiliyorlar. Yaratıcı drama süreçlerinden geçmiş bir birey hem başkalarının fikirlerine önem vermeyi öğreniyor hem de kendi düşüncelerinin önemli olduğu bilinciyle yetişiyor.

Çocuklarda, yaratıcı drama eğitimi almadan önce ve aldıktan sonra gözlemlediğiniz değişikliklerden bahseder misiniz?

Yaklaşık 11 yıldır çocuklarla çalışıyorum. İki tip çocuk var. 1: Benim düşüncelerim ön planda olsun, canlandırılsın diyenler. 2: Düşüncelerini ortaya koymayan, çekingen çocuklar. Bir de kendini keşfetmemiş, kabuğunu kıramamış çocuklar var. Bir örnek de verebilirim. Topluca bir öğrencimiz vardı. Çok kendini ifade etmeyen, doğaçlamalarda ve canlandırmalarda geri planda kalan bir çocuktu. Birgün canlandırma yaparken, gruptan reaksiyon aldı. O reaksiyondan sonra öyle bir özgüven kazandı ki. Onu izleyenleri güldürebilmiş olması, düşüncelerinin beğenilmesi çok hoşuna gitti. O günden de sonra o kızımız sınıfın yıldızı oldu. Orada bir noktada yaptığı bir şey, onun yumurta kabuğunu kırmasını sağladı. Yaratıcı drama işte bu içsel keşfe imkan veriyor.

Yaracı dramada, gözle görülür şekilde değişimler gözlemlemek mümkün. Ama unutulmaması gereken bir şey var: Drama bir süreçtir. Sürecin hızı, bireysel özelliklerle ilgilidir.

 

 

Önceki

3 Yaş Sendromuyla Baş Etmenin Yolları

Sonraki

Otizm Vakfı'nın İlham Verici Hikayesi