Çocuklarda Öfke Nöbetleri

Uzman Klinik Psikolog Aslıhan ERÇAKAR ile çocukların öfke nöbetlerinin sebeplerini ve nasıl yönetilmesi gerektiğini konuştuk.

 

Öfke; hayatımızın bir parçasıdır ve uygun ifade edildiğinde son derece doğal ve sağlıklı bir duygudur. Ancak zaman zaman kontrollü bir şekilde yaşanması zor bir duygu halini alabilmektedir. Herkes öfke duygusuna farklı tepki verir aslında. Kimimiz gayet sağlıklı bir şekilde öfkeyle baş edebilirken kimimiz için öfkeli anlar oldukça zor geçebilmektedir.  İşte bu zor anlarda öfkenin kontrolü zorlaşır ve ağlama, saldırma, bağırma gibi davranışlarla öfke boşaltılmaya çalışılır. Bu gibi durumların yoğun olarak yaşanması ise “Öfke Nöbeti” olarak adlandırılmaktadır.

ÇOCUKLARDA YOĞUN ÖFKE NÖBETLERİNİN YAŞANMASI NORMAL MİDİR?

Tıpkı yetişkinler gibi çocuklarda öfkelerini kontrollü yaşayamayabiliyorlar bazen ve öfke nöbetleri gündeme gelebiliyor. Öfke tabi ki çocuklar içinde oldukça normal ve yaşanması gereken bir duygudur. Özellikle 2-4 yaş arasındaki çocuklar hayal kırıklıklarını yoğun bir öfke ile ifade edebiliyorlar. Öfkenin bu yaşlarda yaygın görülen bir duygusal tepki olduğunu ve genellikle 4-5 yaş sonrası azalarak kaybolduğunu söyleyebiliriz. Yani çocuklar duygularını tanımayı ve kontrol etmeyi öğrenene kadar öfke nöbeti geçirmeleri olağandır.

PEKİ ÇOCUKLAR NEDEN ÖFKELENİR?

Öfke, yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da bir engellenmişliğin tepkisidir, sinir boşalmasıdır, karşı tarafa saldırıdır, tehdittir. Nasıl ki bir yetişkin engellendiğinde, istediğini elde edemediğinde, bir ihtiyacı karşılanmadığında öfkeleniyorsa çocuk içinde aynı durum geçerlidir. Ancak çocukların bir engellenme anıyla nasıl baş edeceklerini bilmemeleri nedeniyle daha sık ve yoğun öfkelenmeler gündeme gelebilir. Çünkü bir çocuk ihtiyacına karşılık alamadığında ne yapacağını bilemez, kendini güvensiz hisseder ve bununla baş etme gücünü kendinde bulamayabilir. Dolayısıyla istemsiz olarak ağlamaya, bağırmaya ve etrafına saldırmaya başlar. Aslında çocuklar bunları gerçekten çaresizlikten yaparlar.

Tüm bunlarla birlikte çocuklar kendi başlarına bir şey yapmaya çalıştıklarında, ebeveynleriyle iletişimsizlik söz konusu olduğunda ve duygularını bastırmak zorunda kaldıklarında da öfke nöbeti geçirebilirler. Aslında söylediğimiz gibi hepsi yetişkinlerin öfkelenmeleriyle benzer sebeplerdir ancak çocuklar henüz uygun ifade etme yöntemi edinemedikleri için öfke ile tepki göstermeleri oldukça normal karşılanmalıdır.

HER ÖFKE NORMAL Mİ KARŞILANMALI YA DA ÇOCUĞUN ÖFKESİ İLE NE ZAMAN İLGİLENİLMELİ?

Elbette bütün öfkelenmelerin normal olduğunu söyleyemeyiz. Durumun normalden uzaklaştığını gösteren uyarılar karşısında ebeveynler dikkatli olmalılar. Mesela çocuğun istediği hedefe ulaşamaması ve saldırgan tepkiler göstermesi bu işaretlerden biridir. Çocuğun saldırganlaşması durumun ciddiyetini gösterebilir.

Öfke nöbetlerinin sıklaşması yani neredeyse her şeye ve herkese öfkelenecek bir neden bulma gibi durumlar söz konusuysa ya da akranları ve aile üyeleriyle sık tartışmaya girilmeye başlandıysa aynı şekilde durumun ciddiye alınması gerektiği düşünülebilir.

4 yaşını geçtiği halde yoğun olarak yaşanmaya devam edilen öfke nöbetleri karşısında dikkatli olunmalıdır. Günde 3 ve daha fazla geçirilen uzun süreli öfke nöbetleri karşısında mutlaka bir müdahalede bulunulması önerilmektedir.

ÖFKE SORUNU YAŞAYAN ÇOCUK KARŞISINDA EBEVEYNLER NE YAPMALI?

Ebeveyn tutumları her alanda olduğu gibi öfke kontrol sorunu yaşayan çocukla mücadele etme noktasında da oldukça önemlidir. Çünkü çocuklar aslında en çok anne ve babayı modellerler. Dolayısıyla anne ve baba ne kadar hassas ve dikkatli davranırsa çocuğun sorunlarını aşması ve belki de en az düzeyde yaşayabilmesi mümkün olacaktır.

Öncelikle ebeveynler çocuğun yoğun duygular yaşadığını ve öfke anında özellikle sakin bir bakım verene ihtiyaç duyduğunu unutmamalıdırlar. Çocuğu azarlamak ve kızmak yerine öfkesini duymalılar ve ancak konuşursa onu anlayabileceklerini açıklamalılar. Çocuk kendini ve problemi ifade etmeye yönelik bir hamle yaptığında ise bu çabası ebeveyn tarafından takdir edilerek dolaylı yoldan sakinleştirilmelidir. Çocuk sakinliğini sağladığı anda yapılacak konuşmalar da daha sağlıklı olacaktır.

Çocuğun sakin olduğu bir zaman diliminde duyguları hakkında konuşmak öfke ile baş etme becerisi kazandırma noktasında etkili bir yöntemdir. Okul öncesi çocuklar için ben genellikle resim yapmayı öneriyorum. Daha büyük çocuklarda ise günlük tutmak duyguları anlamayı ve tanımayı kolaylaştırabiliyor. Bu şekilde çocuklar duygularını dışarıya aktarabiliyorlar ve ruhsal rahatlama gerçekleşiyor.

Çocuklar duygu yönetimi konusunu da anne babadan öğreniyorlar. Bu nedenle ebeveynler duygularını sağlıklı ve kontrollü ifade edebilme noktasında dikkatli olmalılar. Çocuklar için iyi bir rol model oluşturmalı ve iletişimlerine özen göstermeliler.

Uzman Klinik Psikolog Aslıhan ERÇAKAR

www.psikologaslihanercakar.com.tr

 psikolog.aslihanercakar

 
 
Sonraki

Doğum Sonrası Cinsel Yaşam