Röportaj - Op.Dr. Esra Çabuk Cömert

Enerji dolu, pozitif ve uzman yaklaşımı ile sevgili kadın doğum hekimimiz Dr. Esra Çabuk Cömert ile yepyeni muayenehanesinde hem kadın sağlığı ile ilgili merak edilenleri konuştuk hem de bir kadın jinekolog ve bir anne olmanın nasıl olduğunu sorduk.

Kadınların en çok iletişim halinde oldukları hekimler kadın doğum uzmanları belkide. Hem kadın bedeni ile hem de hamilelik ile ilgili binlerce soru var kafamızda ve bize en çok yardımı dokunanlar da onlar. Bizimle böylesine doğrudan ilgili bir iş yapıyor olmalarına rağmen onlara bile sormaktan çekindiğimiz konular olabiliyor. Bebekindex olarak merak edilenleri sorularımızla başlıyoruz.

Ünye’li, Hacettepe Üniversitesi ekolünden bir hekim ve bir anne olduğunuzu biliyoruz. Kendinizle ilgili bizim bilmediğimiz ne söylemek istersiniz?

Bilmediğimiz ilginç bir hobiniz ya da hep içinizde kalan yapmak istediğiniz bir şey var mı? Hobilere vakti kalıyor mu hekimlerin?

Ben tam bir adrenalin tutkunuyum. Ekstrem sporlardan hemen her şeyi denemek yapmak isterim. Bir bebeğin doğumunu sağlamak da oldukça adrenalin dolu bir iş belki de mesleğimi bu nedenle bu kadar çok seviyorum.

Müzik dinlemeyi ve alışveriş yapmayı hem de mesleğimle ilgili makaleler okumayı severim. Eğer hekimlik yapmasaydım, akademisyen olmayı çok severdim.

İçinizde kalan yapmak istediğiniz başka bir şey var mı?

Beni ileride bir manav olarak görebilirsiniz.

Bu soruyu sorarken pek çok cevap gelirdi aklıma ama sanırım bu duymayı hiç beklemeyeceğim bir cevap oldu, biraz açabilir misiniz?

Toprakla ilgili her şeyi çok seviyorum. Sebze ve meyve yetiştirmeyi çok istiyorum hatta günün birinde bir Esra Çabuk Cömert Çiftliği kurmayı, sebze –meyve yetiştirerek profesyonel olarak da toprakla her an içi içe olabilmeyi çok isterim. İşte belki de bir gün beni böyle manav olarak da görebilirsiniz.


Aslında konuşmak istediklerimiz kadın hastalıkları değil de daha çok kadın sağlığı. Hem henüz anne olmamış hem de anne olduktan sonra kadınların cinsellikleri ve cinsel organları ile merak edip soramadıkları bir dolu soru var. Eğitim seviyesinden de bağımsız üstelik bu bilmediklerimiz.

Öncelikle bir genç kıza henüz cinselliğini yaşamadan hem hekim hem de bir anne olarak bir öneriniz olur mu?

Genç bir kızı herhangi bir rahatsızlığı olmadan muayeneye getirmenin çok bir anlamı yok. Bir birliktelik yaşamadan önce ya da hemen sonra rutin bir kadın doğum muayenesi esastır. Herhangi bir şikayet olmadı sürece paniklemeyin, doğasına bırakın.

Evlenemeden hemen önce hem kadın sağlığı hem de cinsellikle ilgili doğru bilgilere ulaşmak için bir hekime görünmesini mutlaka öneriyorum.

Bekaret konusu o kadar yanlış bilgilerle konuşuluyor ki birlikte olamıyor çiftler. Vajinismusa dönüşüyor durum. Ne yazık ki anneler de bu konuları konuşmakta kapalı kalabiliyorlar. En doğru bilgiye hem anneler hem de çocuklar için uzmanlardan ulaşabileceklerini unutmasınlar.

Bunun dışında 9-23 yaş arasında cinsel birliktelik yaşamadan önce hem erkek hem de kızlar için rahim ağzı kanseri aşısı yaptırmalarını öneriyorum.

Erkekler taşıyıcı oluyorlar ve birliktelik yaşadıklarında hastalığa dönüşüyor. Hem erkek hem de kızlar için bu aşı yaptırılmalı.

Çocukların cinsel kimliklerinin oturmaya başladığı dönem için ebeveynlere bir öneriniz var mı?

Yapılabilecek en doğru şey anne baba ilişkisini çocuğa doğru hissettirmek.

Bir çift olduğunuz, anne-babanın el ele tutuşabileceğini, öpüşebileceğini, birlikte olmaktan keyif aldıklarını hissettirmek gerekiyor çocuklara. Sağlıklı birliktelik tanımını önce ailede görüyor olmalı çocuk.

Sonrasında da çocukların cinsel kimliklerinin oluşması konusunda doğru bilgiye ulaşmalarını öneriyorum.

Pek çok kadın cinsel organının görüntüsünden memnun değil. Cinsel organının görüntüsünden memnun olmayan kadınlar için günümüzde tıp ne gibi imkanlar tanıyor?

Cinsel organın görüntüsü ile ilgili üç farklı konuda mutsuzluk yaşayan kadın var. Dış dudak, iç dudak veya vajenin kendisinden memnun olmayabiliyor kadınlar. Bu durum tamamen kişiye özeldir. Bazıları tıbbi olarak yüzde yüz endikasyon kabul edilirken,  bazı durumlarda tıbbi olarak biz büyük problem görmesek de kadın memnun olamayabiliyor. Estetik memnuniyet tamamen kişiye özel.

Cinsel işlev bozukluğuna sebep olabiliyor böyle durumlar. Cinsel işlev bozukluğu ile ilgili daha çok vajina daraltma operasyonları yapılıyor. Pek çok anlamda özellikle ilişki sırasında büyük konforsuzluk yaratan bu durum özellikle zor doğum geçirmiş kadınlarda yaşanabiliyor. Lazerle ya da operasyonla vajina daraltmak artık çok kolay. Operasyonun hemen ardından artan yaşam kalitesi ve hastaların memnuniyeti ise bizim için en önemli kriter ve bu ameliyatların öneminin bir göstergesi.

Pahalı ameliyatlar mı bunlar?

Özel ameliyatlar bunlar ve estetik cerrahi konusu olduğu için uzmanlık çok önemli. 2-2,5 saat sürüyor ve çok önemli bir emek harcıyoruz. Bu tarz ameliyatların çok uygun fiyatlı olduğunu söyleyemeyeceğim, ameliyat sonrasında hastanın geri kalan hayatı boyunca yaşayacağı konfor ve mutluluğu ön plana alması gerekiyor.

Size göre kadınların kadın genital sağlığı ile ilgili en çok ihmal ettikleri muayene ya da konu hangisi?

Türk kadınını bu konuda olumsuz eleştiremeyeceğim. Türk kadını hem genital hijyen konusunda hem de kadın sağlığı konusunda oldukça hassas. En ufak bir ağrı, adet gecikmesi, akıntı gibi sebeplerle ihmal etmiyor ve geliyorlar. Türkiye’de kadınlar genital sağlığın öneminin farkında diyebilirim. Yine de büyük bir çoğunluğun da bize ulaşma sebepleri genelde gebelikle başlıyor.

Hamilelik döneminde sigara ve alkol dışında tek bir şeye dikkat edilmesi gerekseydi size göre bu ne olurdu?

Çay kahve çok tüketilmesin. İlk 5 ay mümkünse hiç tüketmesinler. Bitki çaylarına ağırlık vermesinler. Sadece ıhlamur güvenli diyebiliriz. Bunun dışında hayvansal çiğ ürünler, hiç tüketilmesin.

Bir kadın, kadın doğum hekimini belirlerken uzmanlık alanı dışında neyi sormalı hekime?

Gebelik takibine başladıktan sonra ilk sordukları "doğumuma siz mi gireceksiniz?" oluyor. Mümkün olduğunca doğumlarda bizzat bulunmaya çalışıyorum. Çok nadiren önemli sebeplerle bulunamayacağım durumlarda da birlikte çalıştığımız çok başaralı hekim arkadaşlarımız var. Onların desteğini alıyoruz.  

Kadın doğum uzmanı bir kadınsa kendi gebelik hikayesini merak ediyoruz. Siz nasıl bir gebeydiniz? Doğumunuzda nasıldınız? 

Ankara’da çok sevdiğim bir kadın kadın doğum uzmanından yardım aldım. Biz de birkaç ay denedik bebek yapmayı ve gebe kaldıktan sonra da mümkün olduğunca hiç kadın doğum hekimi gibi davranmamaya çalıştım. Hatta doktorumun ultrason görüntülerinden başka hiçbir ultrason görüntüsü almadım çünkü üzülebileceğim hiçbir şeyi kendim görmek istemezdim.

Zaten hamileliğimde de şanslıydım ve bulantı, baş dönmesi gibi sorunlar yaşamadan hamileliğimi atlattım. Beklenen zamanda da doğumum başladı ve epiduralle normal doğum gerçekleştirdim.

Fakat itiraf etmeliyim ki doğumdan sonra hekim özgüveniyle iyi beslediğimi düşünüyordum ama sarılık oldu bebek ve 2 gün yoğun bakımda yattı bebek.

Anladım ki hekim olmak anneliğin tüm gerekliliklerini doğru şekilde yerine getirmeye yetmiyor. Anne olduktan sonra daha anlayışlı bir hekim olduğumu kabul etmeliyim.

Hamilelerin geneli elinde olsa bebeğini her an gözlemek istiyor. Siz bir kadın doğum hekimi olarak hamileyken hiç bebeğin kalp sesini dinleyeyim, hareketlerine ultrasonla bakayım demediniz mi? Bunu nasıl başardınız?

Hamileyken kendi bebeğimin doktoru olmayı hiç istemedim. Doktoruma güvendim ve onun yönlendirmeleri ile devam ettim. Şimdi ikinci bir bebeğim olsun istiyorum ve onda da aynı şekilde olacağına eminim.

Harika siz de ikinci bebek düşünüyorsunuz. Hamile kalmak için geç diyebileceğimiz bir yaş sınırı var mı?

40 yaş üstü gebelerim de çok oldu ancak annenin yaşı gebelik ve bebek için riskleri artırabiliyor. 38-39 yaşı geçirmeseler daha sağlıklı olabilir.

İş dışı saatlerde neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

En çok arkadaşlarımla sohbet etmeyi seviyorum ve fırsat bulur bulmaz buna imkan yaratmaya çalışıyorum. Onun dışında tabii ki seyahat etmek benim için çok önemli.

Ankara’da en çok neler yapıyorsunuz?

Ankara’yı çok seviyorum. Öğrenciliğim burada geçti. Burada her şeyi yapmaktan çok hoşlanıyorum. Yurtdışında da sevdiğim şehirler var. Örneğin İngiltere’de mesleğimle ilgili yenilikleri keşfetmek için bir süre kalmayı çok isterim. Paris’e de aşık oldum. Orada da bir süre yaşamayı çok isterim ama dönüp dolaşıp geleceğim şehir yine Ankara olur.

Danışanlar nasıl olsa daha iyi olurdu?

Danışanlarım hep çok kibar ve anlayışlılar. Sadece güvensinler hekimlerine, hepsi bu.

 

 
Önceki

Sağlıklı Tarifler-Kemik Suyu Yapımı